ben musa
Gece Kuşu Magazin ve Aktüel haber sitesi
 oba beach  oba beach  akness cemal abi
» 
GÖNÜL İSTERDİ HEP SENİNLE YAŞAMAK
a aa
Tarih : 05 Eylül 2016 21:27
GÖNÜL İSTERDİ HEP SENİNLE YAŞAMAK
GÖNÜL İSTERDİ HEP SENİNLE YAŞAMAK

ÇOK İSTERDİM -HASAN ATALAY RÖPÖTAJ

Adana doğumluyum ve Karataş ilçesinde 5 yaşına kadar yaşayabildim. Karataş benim için çok büyük bir oyun alanıydı. Çok oyuncağımız yoktu ama deniz, toprak ve ağaçlar ile en güzel oyuncaklardan daha çok eğleniyorduk. Her tarafta köpek yavruları vardı. Onları seçip eve getirmek de günün bonusu oluyordu. Sadakat ile tanıştım o yavrular sayesinde. Çok uzaklara götürürlerdi, ben de her sabah erkenden kalkıp yollarını gözlerdim. Haftalar geçerdi ben geçmezdim beklemekten. Gün olur dönerlerdi. Şimdilerde giden dönmüyor. Herkes bir bakkal poşedinin altına taş bağlayarak paraşüt yapmıştır veya bir ağaç çatalından sapan… kolumuzu hissetmeyene kadar oynardık. O zamanlar su da temizdi. Her çeşmeden su içerdik. Memleketim diye söylemiyorum ama hala öyledir. Suyu bile temizdir.

HAYAT- KÜÇÜK YAŞTA TANIŞTIM AYRILIKLA

5 yaşında tanıştım ayrılık ile. Ben bir tıbbi mümessilim ve branşlarım arasında psikiyatri de var. 7 yıldır çalıştığım bu sektörde doktor arkadaşlarımdan çok şey öğrendim. 5 yaşındaki o küçük sevgi dolu çocuk aslında çok ağır depresyonlar atlatmış… Babam banka müdürüydü ve sürekli tayinimiz çıkıyordu. Bana Osman’a gidelim mi oğlum dediğinde beni tam anlamıyla değiştirecek o acılı yolculuk başlamıştı. Bilseydim gülümseyerek “gidelim Babacığım” diye sevinçle bağırmazdım sanırım. Çünkü şimdi biliyorum ki gitmek ile başlıyor her şey. Ama öyle bir gidiş ki gönül başka yerde beden başka.. Bakın size kısaca Osmaniye yolculuğundan sonrasından bahsedeyim. Ceyhan, Maraş (Afşin), Antalya (Kumluca), Mersin (Aydıncık), Konya, Mersin (Silifke) ve Tarsus. Bir satıra sığmış olabilir memleket isimleri fakat orada benim sevgilerim, dostlarım, korkularım, acılarım, özlemlerim, çocukluğum ve ayrılıklar gizli. Hiç kimseyi içten sevememek nedir bilir misiniz? Bir işitme engellinin sesi duyamaması gibi bir şey. Erkek yada kadın diye sınırlamıyorum bunu. Çok istersiniz ama yapamazsınız. Ayrılık geldiğinde çok acıtmasın diye, yine de acıtırdı…

BENİM İÇİN SEVGİ FARKLI

Günü geldi, içimde yıllarca biriktirdiğim sevgiyi birilerine vermek istedim. Öncesinde sevmedim mi? Elbette sevdim, hem de çok. Ama artık korkusuzca sevecektim. Tam yıllarca hasretini bastıramadığım memleketime dönmüştük ki bir aşk geri getirdi beni Konya’ya. İlk sene hatta ilk aylar anlamıştım aslında. Sonu ayrılıktı… Mantığımı susturdum, yine de bekledim. Biz 3 erkek kardeşiz ve kız kardeş sevgisi nedir bilmiyorum, bu nedenle kızım olsun istemiştim, ismi bile hazırdı “ELİF”. Allah emretti oğlum oldu, ben de adını Emir koydum, adının önüne Babamın ismini ekleyerek. Gitarımın adını da ELİF.. Evlat sahipleri bilir, doğduğunda artık siz kendiniz için almazsınız nefesi…

AŞK SÜRÜKLEDİ BENİ

Yıllar geçti… Konya’ya aşk getirmişti beni ve aslında bu hiç değişmedi. Değişen sadece aşkın adıydı. Artık beni burada tutan Aşk, Emir idi. Ve ben yine hasrettim memleketimin havasına, insanına, kokusuna. Olsun Emir’i koklayabilme ihtimalim vardı aynı şehirde bulunarak. Ben mi çok seviyorum evladımı, bilmiyorum. Bildiğim şey, Murathan Mungan’ın bir cümlesi, “çocukluğunda kimsenin almadığı yerlerden yara alanlar, farklı insanlar olurlar”. Benim çocukluğuma yara bandı yetmez. Benim yavruma da yetmesin istemedim… Korkusuzca sevebileceğim, yerinin asla değişmeyeceği bir aşktı dileğim. Ve aslında kabul olmuştu bu dua.. Evlat aşkıydı… Aynı şehirde kalmama rağmen bir gün bana “Babacığım, seni TV’de görürsem daha az özlerdim, gitarın var şarkı söyle” dedi. Bunu Babam da söylemişti. Bu haldeki hangi baba denemezdi? Önce adını yazdırdım sağ koluma. Sordu “o hiç çıkmaz mı Baba?” cevapladım “senin kalbimdeki yerin gibi oğlum, hiç çıkmaz, hayatımın sonunda bile çıkmaz…” Çünkü benden istediği şeylerin altında kaybetme korkusu vardı. Bunu yapmalıydım. Şimdi hep sağ koluma yatıyor, yastık yaptığı koluma başını koymadan önce bir bakıyor gururla.. Bu bana yeter, Özgüven berkemal J

GÖNÜL İSTERDİ HEP SENİNLE YAŞAMAK

Emir’imin bu dileğini yerine getirmeyi ÇOK İSTERDİM… Lakin herhangi bir müzik eğitimim yok, şarkı söylemeyi küçükken babam “söyle bakalım bir şarkı” dediğinde öğrenmeye başlamıştım. Annemin hediyesi bir gitarım vardı. Kendi kendime az çok akorları öğrenmiştim. Çok isteyince bu kadar malzeme yeterli oluyor sanırım… Bir şarkı yaptım, yüreğimin ta içinden geldi. Aslında oğlum bana yeteneğimin olduğunu göstermişti. Artık gitarımı elime her aldığımda bir şeyler dökülüyor. Ve bazen sözü olmayan ve içimden gelen bu melodilere gözlerim doluyor. Biz Adanalıyık, erkekler ağlamaz diye büyüdük. Ağlamak nasıl yapılır bilmiyorum. Ama ne kadar biriktiğini biliyorum… Ucunda bir çocuğun mutluluğu varsa imkansız diye bir şey kalmıyor. Çocukluğumdan biliyorum… Gördüğüm kabusları, o yaşta yaşadığım ağır duyguları, içimdeki acıyı kelimelerle anlatamam. Bunu ona yaşatamam. Çünkü o da ağlamak nedir, bilmez.

 

DUYGU DOLU YAŞAM

 

ÇOK İSTERDİM böyle doğdu. İçinde bir çocuğun tertemiz isteğini, korkularını ve bir kalbimdeki birikmiş sevgiyi hissedebilirsiniz. Dilimin yangınını da…

 

Nasıl mı yaptım. Evde bir gitar ve bir cep telefonuyla yaptım bu şarkıyı. Dinlediğinizde kulağınıza çarpan her ses yalnızca benim ellerimden çıktı dolayısıyla gönlümden. Klasik gitarı somut olarak ben çaldım. Geriye kalan Bateri, Piyano, Akustik ve Bas gitar, Keman, Violin, Çello ve Kontrbass’ı telefonun programı ile sanal olarak çaldım. Sözler kendiliğinden gelmişti zaten notaların üzerine… Özel hiçbir eğitimim yok. Ama olsaydı ve şarkıyı evde değil de bir stüdyoda tasarlasaydım, çok daha iyi olurdu. Bu haliyle de duyguyu veriyor ve bir çocuğun umudunu yitirmemesini sağlıyor..

 

YouTube’a yükledim, Emir beni her istediğinde TV’deymiş gibi görsün diye. Bir de klip hazırladım, yine cep telefonuyla, ve içerisine birlikte olduğumuz birkaç fotoğrafımızı da ekledim. 31 Temmuz gecesi yükledim, aslında 27 Temmuz’da oğlumun doğum gününde yükleyecektim,

 

yetiştiremedim. Çok hızlı yayılmaya başladı, tabi destekleyenler de oldu. Şarkıda kendinden bir parça bulan herkes bir başkasının da dinlemesini sağladı. Çünkü herkes birilerinin yavrusu veya sevdiği kişi… Bir ayda 50.000 kişiyi geçti ve hızla yayılmaya devam ediyor.

 

Ve çok iyi biliyorum ki Musa Bey, sizin de içinizde bir yerlere çok derinden dokundu bu notalar, bu feryât…

 

Bu durum, diğer feryât, figanlarımın da aynı yollardan geçmesi için beni motive ediyor. Hiçbir beklentim yok hiç kimseden. Cep telefonumu stüdyoya çevirdim zaten. Youtube’daki yorumlardan birinde bir dinleyen “Her iyi şey için paranın gerekmediğini gösterdiğiniz için teşekkürler” diye bir yorum yapmış, ne güzel. Diğer yorumların çoğunda beni tanımayan 10’larca insan “Yolun açık olsun” demişler. En çok da, beni hiç tanımayanlardan gelen “Koca Yürekli” ve “Yüreği Güzel insan” kelimeleri. Demek ki, yürekten gelenleri hissediyor insanlar ve o yüreği de görebiliyorlar…

Etiketler :

DİĞER RÖPORTAJ HABERLERİ

    • Hacamat nedir Nasıl yapılır Faydaları nelerdir

      Hacamat nedir Nasıl yapılır Faydaları ...

      Hacamat günümüzde Alternatif Tıp şeklinde adlandırılan, Peygamber Efendimiz (sav)'in sünneti olarak bizlere kalan bir tedavi şeklidir. Özel vakumlu kupalar ile kan alma yöntemi olan hacamat, vücut içerisinde...

    • Dansın Kraliçesiyle Sohbet

      Dansın Kraliçesiyle Sohbet

      Modern dans ve oryantal alanında başarılı grafik çizerek sahne aldığı mekanlarda uzun süre kalıcı oldu. Başta Antalya olmak üzere Türkiye'nin ve dünyanın pek çok noktasında modern ve oryantal dans ederek sahne...

    • Masaj Çeşitli gayelerle uygulanan, çok faydalı mekanik bir fizik tedavi vasıtası. Masaj, tıp bilgisi olan ellerde bir kat fazla değer kazanır. Masaj şu durumlarda yapılır: Hareketsizliğe bağlı ödemler (sulu...

    • DİLA ile DİL masaj keyfine ne dersiniz

      DİLA ile DİL masaj keyfine ne dersiniz

      BAY BAYAN EVLİÇİFT lere kaliteli bir masöz ile masaj hizmeti almak isterseniz ben sizi bekliyor olacağım mersin escort bayan Masaj,  çeşitleriyle  Bu çeşitler arasında en çok göze çarpan türde , evde...

    • SOHO GRUP Yönetim Kurulu Başkanı CAFER DOGARLA Sohbet

      SOHO GRUP Yönetim Kurulu Başkanı CAFER...

      Firmamız konut projeleri üretmek için yola çıkmış ve kendisine misyon olarak “insanların içinde kendini mutlu huzurlu ve güvende hissedecekleri mekanlar inşa etmeyi” hedeflemiş bir inşaat...

Bu habere hiç yorum yapılmamış.
reklam

GÜNÜN HABERLERİ

KÖŞE YAZARLARI

baslik